Ana içeriğe atla

Kayıtlar

KİM DEMİŞ SATICI GİREMEZ?

"- Müşteri telefonlarımı açmıyorrrrrrr yaaa!
- Biliyorum patron sekretere yok dedirtiyor, ben ne yapayım şimdi? 
- Çat kapı gittim; gene de görüşemedim. Çünkü yerinde hiç olmuyor.
- Randevu vermiyor işte, peki başka ne yapacaktım?
- Bizim firmayla çalışmak istemiyorlar. Çalışmayı bırak kapıdan girersek küfür edecekmiş, o kadar kızgın! 
- Geçen bizden bir arkadaşı yaka paça kovmuşlar biliyor musun?
- Apartmana bile almıyolar ki!
- Sadece ürünlere bakıyom, alıcı deyilim diyor ben bu adama neyi nasıl satacakmışım yaa bırak Allah'ını seversen! :( "

Bravo be! Tebrik, ya ya ya, şa şa şaa, ıslık, ıslık, alkış kıyamet... :) Elinden gelen her şeyi yapmışsın yahu daha ne olsun, değil mi? Bir cık cık sesi eşliğinde "Yok bro buradan cacık çıkmaz!" dediğini de duyar gibiyim. Nefis!

İyi de güzel kardeşim ya dünyanın en büyük satış fırsatını kaçırıyorsan?  Şimdi eğri oturup konuşalım. Belki de o randevu vermiyor değil de ya sen randevu almasını becerememişsen? Alınmaca gücenmece yok! …
En son yayınlar

Satışta MESSİ Olmak Yeterli mi?

Çoğumuzun külüstür de olsa, tos tos da olsa iyi kötü ayağımızı yerden kesen bir otomobili vardır. Bu ülkede hemen herkes evelallah kavun-karpuz seçmede olduğu gibi otomobilden de biraz olsun anlar, değil mi? :) Güzel.

Şimdi düşük segment araç ürete
n ve tüketici zihninde öyle konumlanan bir firma sahibi olduğunu düşün. Adı da ne olsun ne olsun? - hemen uyduralım- KAPLUMBAĞA ve sloganı da "yavaş ama; kaliteli ve de çok uygun ne haberrrr!" olsun. Bu firma da  hikaye bu ya işi gücü yok çok şık spor model bir araba üretmeye kalksın. Şimdi hemen soruları yapıştıralım mı?. ;)
1-) Dünyanın en hızlı arabalarından birini de üretse, bu firma bu arabayı çok ekstrem bir fiyata satabilir mi? 2-) Hadi satmasına sattı da sen zengin ve lüks tüketim tercihi olan biri olsan kaplumbağa markalı bir spor araba alır mısın? 3-) Bu araba ne kadar müthiş olursa olsun her iki durumda da isteyen ederine -gerek satış adeti, gerek modelin marka değeri, gerekse de yüksek karlılık açısından- ulaşır mı?
Ce…

TİYATRO OYUNU: "SATICININ EN ZOR GÜNÜ"

Veee beklenen an yine gelmiştir. Hedefleri çoktan tutan için -satıcı tabiri ile- belki biraz yayarak ve peşin satan gibi gezecek kadar güzel, hedefin gerisinde kalan için de ızdırap olacak, mideye kramp girecek ve hatta bildiği bütün küfürleri veya duaları anımsayacağı o malum gün... Ne mi o? Satıcı olan ancak bilir. Tabii ki AY SONU;) 

Hani satış  biraz da tiyatro sahnesi gibi değil midir? Ee, o halde gelin birlikte bir senaryo yazmaya/oynamaya ne dersiniz? Bazı yerleri boş bıraksam ve sizden doldurup kendi oyununuzu yazmanızı istesem, umarım beni kırmazsınız değil mi? Merak etmeyin alternatifler hazır. Size sadece seçmek kalacak, o kadar kolay yani. O halde başlıyor muyuz?

Kahramanımız -adı da SONGÜN olsun;)- sabah ofistedir. Müdür toplantıyı yaptıktan sonra sahaya çıkma vakti artık gelip çatmıştır. Son olarak satıcımız o gün için ne hissedeceğine karar vermek durumundadır? Evet yanlış duymadınız. Ne hissedeceğine. Neden mi? Çünkü akıllı satıcı bence bilir ki düşünceler hissiyata/duyg…

ÇEVRİMDIŞI SATICI

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde teknoloji çağına giren bir satıcı varmış. Bakalım kahraman satıcımız çevrimiçi miymiş, çevrimdışı mıymış? Hadi buyrun bakalım.

DİYALOG 1:

 " Biippp! Aradığınız satıcıya şuanda ulaşılamıyor, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz anonsu" 

1 saat sonra;

MÜŞTERİ: - 1 saattir neredesin? Sana ulaşmak ne mümkün.
SATICI : -    Abi kusura bakma, şarjım bitmiş de...

SATICININ İÇ SESİ: - Tamam işte geçerli bir sebebim vardı, yırttık.

DİYALOG 2:

"Saat akşam 9 civarı müşterinin aramasından sonra duyduğu Dıt dıt dııt aradığınız abone açmıyor sesi"

Ertesi sabah;

MÜŞTERİ: -  Çağrı merkezi ile halletim gerek kalmadı. 
SATICI    : -   Kusura bakmayın. Akşam mesai saati dışı olduğu için duymamışım.

SATICI İÇ SESİ: - Evimde de mi rahat yok? Yarın sabah aradım işte. Hem gece zaten açsam da bu saatte bi işlem yapma şansı olmaz. Hem ben konuşmasam da çağrı merkezini zaten arar ki öyle yapmış. Ohh be!

DİYALOG 3:

" Dıtt, dıtt aradığınız …

O'SES TÜRKİYE: " SATICILAR" YARIŞMASI YAPILSA SONUÇ NASIL OLURDU?

İki soru ile hemen bu haftaki yazımıza başlayalım mı?

 -  Satış yapmak, birini ikna etmek, hedef tutmak çocuk oyuncağı mıdır?
 -  Nasıl bir satıcısın veya olmak istiyorsun hiç ayna karşısına geçip düşündün mü?

Hadi bizim uydurup belirlediğimiz aşağıdaki listedeki satıcı tiplerinden birkaç örneği kopya olarak paylaşalım da Pazar Pazar devreleri boşuna yakmayalım.;) Ondan sonra belki sorulara daha rahat cevap verebiliriz.

Mesela şu şekilde satışçıları çıkardığı ses/veya etki gücüne göre 4 tipe ayırabiliriz:

1-)  Çatapat tabancısı tipi satıcı:

Ateş eder etmesine de sadece bol ses çıkar; ya hedefi etkisiz hale getirir mi? Bırak onu korkutmaz bile. Yani " hallederiz müdürüm, çok güzel olacak patron, koşturuyoruz, söz hedef 100 se 200 yapacağım ne var onu yapmakta vb." söylemlerle bu arkadaşlar sözde ful gazdır ama ay sonu tabelada sonuç? Fosss! " Peki o 200'ü nasıl yapacaksın birader" diye sorsalar "elimden geleni yapacağım işte" demekten başka ağızdan bir şey ç…

11 satın almacı + 1 satıcı = (12 KIZGIN ADAM*)

Peşin peşin söyleyelim: Başlığın sonundaki *12 Kızgın Adam'ın milli basketbol takımımız " 12 Dev Adam"la uzaktan yakından bir alakası yoktur. Bu defa başlığın tamamını, ya da en azından eşittirden sonraki "12 kızgın adam" kısmını işkembe-i kübradan ben de uydurmadım...;) Peki nedir öyleyse?

1957 yapımlı, başarılı aktör "Henry Fonda" 'nın başrol oynadığı, "12 Angry Man" filminin Türkçe adıdır. Dünyaca kabul gören, hemen hepimizin zaman zaman kullandığı sinema tanıtım/eleştiri forumlarından biri olan Imdb'de 10 üzerinden 9 puan almayı başaran ve "Shindler'in Listesi, Pulp Fiction (Ucuz Roman)" gibi efsane filmler arasında gösterilen bence başucu sinema eserlerinden biridir. Yapım yılından tahmin edeceğiniz üzere siyah beyaz çekim. Yaklaşık 1:20 dk civarında. Üstelik tamamen 1 odada geçip 12 insanın birbiri ile konuşmalarından ibaret ve görece çok sıkıcı olarak düşünülebilecek bir senaryosu olmasına rağmen en iyiler arasın…

BEN DÜNYANIN EN KÖTÜ SATICISIYIM!

Satış işinden bu ay hedef tutturamasa da geçen ay hasbel kader skaladaki en büyük miktar primi kazanan ve gelecek ay yine belki yüksek ihtimal hedef tutturamayacak ve de "yemişim istikrarını ben geçen ay aldığım paraya bakarım" diyen mi dünyanın en iyi satıcısıdır? 

Yoksa bu meslekte stresten kafayı üşütmeden en uzun yıl kalabilmeyi başarabilmiş babayiğit ama genellikle hedefin uzağından yakınından pek geçmeyip çok sık kuru maaşa talim eden kimse midir? :)

Ya da 1,2 kere hedefi tutmakta çok zorlanıp, satışın daha kolay olanını arayıp kendince akıllılık? edip sürekli iş değiştiren mi bu mesleğin en iyisidir? 
Bütün müşterileri ile adeta kanka olup, "aramız da çok iyi zaten"diye düşünerek sıfır hata/şikayet ve 100% müşteri memnuniyeti sağlarken hedeflerde geri de kalıp kalmadığının çok önemi olmadığına inanan ya da buna inanmasa da memnuniyete çok önem verirken satış tarafında ay sonu gol yiyen acaba en iyi satıcı olabilir mi?
Ağzı en iyi laf yapana ne dersiniz? Hatta ke…